ertelendi. ama adı üstünde. ERTELENDİ. tehlike hala sürüyor. ve bu yasa kabul edilirse tüm ülkeler, başta 3. dünya ülkeleri olmaz üzere, tığış tıpış amerika nın arkasından yollanır. en sevdiğim paylaşım sitesinin kurucusu hapisten çıktı mı? megaupload geri döndü mü? hayır. hem zaten türkiye, bu tip bir internet sansür krizini daha yeni atlattı. anında atlarlar bu yasaya.
yalnız iş şu ki, tarih yine tekerrüre döndü. dünyayı ele geçirmek dünyadaki en etkili gücü ele geçirmekten geçer; yani I.N.T.E.R.N.E.T. . herkesin yapmaya çalıştığı da bu ya. antik çağlarda değiliz; savaşmak, katletmek artık otoriteyi arttırmıyor, aksine, saygıyı kaybettiriyor. her zaman daha fazlası istenir. her zaman tüm insanlar köle edilmek istendi. internet ele geçirilirse, insanların örgütlenmesi o kadar zorlaşır ki. internetteki tüm o protesto yayınlarının kalktığını düşünün; hiç bu kadar güçlü bir örgütlenme olur muydu SOPAya kerşı; bu kadar imza toplanır mıydı? ve bu örgütlenme, hükümetlerin zararına. kendi yararlarına olacak bir yasa öne sürdüklerinde, bu yasa ne kadar süslenmiş olursa olsun, bu süsün altındakini göremeyecek kadar aptal olanlar da (ki bazen o kadar ustalıkla süslenmiş olabilir ki asıl zor olan ardındakini görmek olur) internette bunu görürler, başka düşünceleri okuyarak daha önce düşünmediklerini düşünmeye başlarlar. ve olur bu size hükümeti yıkacak zincirin ilk halkası. aslında bu insanların yarısı falan (hepsi değil elbet; çoğu ya da birazı da değil) başkalarının düşündüklerini kendilerinin düşündüklerini sanıyorlar. e buradan ne çıkar; internetin bir beyin yıkama aracı olması o kadar kolay ki. yazacaklarımı yeterince uzattım zaten; bu son cümle anlattığım her şeyi özetler nitelikte.
aklıma gelen her şeyi düşünmeden yazdım ve yazdıklarımı da tekrardan okuyup bir düzene sokmadım; bu yüzden umarım anlaşılır yazmışımdır. bu arada bu başlık altına yorum yapan herkese teşekkür ederim, benim düşüncelerime katkıda bulunanlar çok oldu.
Filefactory kapanmadı. Dikkat edersen orada aşırı yüklenmeden ötürü geçici süreyle dosya upload'unu ücretsiz kullanıcılara kapattıklarını, indirmelerde ise ağırlaşmalar olabileceğini yazmışlar. Bu yüzden sadece premium kullanıcılar upload yapabiliyor. Belli ki diğer silen upload sunucularından bezen insanlar filefactory gibi sitelere yöneliyor. Eeee, doğal olarak da burasının popülerliği artacak. (Tabi telif lobilerince sıkıştırılmazsa...) Sence böyle bir sunucu daimi olarak ücretsiz upload'u iptal eder mi? Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez derler... Diğer sunuculardan kaçan insanları topluyorlar belli ki... ;)
Bir ihtimal korsan dosya avı da yapıyor olabilirler. Bakalım birkaç gün geçsin belli olur onun da akıbeti... Ama ne var ki birileri korsan dosya silme ile uğraşırken birileri de bundan kazanacaklar. (Kapanan veya silen sunucunun müşterisini başka bir sunucu kapacak...) Çünkü upload sunucuları %90 olarak korsan dosya paylaşımı için kullanılıyor. Buraların bu dosyaları silmesi demek kendi fişlerini çekmeleri demek... Bu yüzden en akıllıca kararı uploaded.to verdi kendini Amerika'ya kapattı... Çünkü biliyordu ki bu dosyaların silinmesi malesef siteyi kapatmak ile aynı kapıya çıkıyor... Sonuçta telif hakkı lobilerinin yapmaya çalıştığı sadece kullanıcıların silinen dosyalar yüzünden sunucu değiştirmesine vesile olmak... Ayrıca Rusya gibi Amerika ile birçok konuda ters düşen bir ülkenin ACTA gibi bir anlaşmaya imza atacağını da pek zannetmiyorum. Varın gerisini siz düşünün artık... Korsan avcılığına girişip interneti karanlığa boğmaya çalışacaklarına paralarını yeni ekonomiye, yeni çağa ve internet gibi bir pazara ayak uydurmak için harcasalar daha makbule geçer. Selametle...
Gün geçtikçe gözünü para hırsı bürüyenler, yeni piyasaya ayak uydurmaya çalışacaklarına kendi menfaatleri doğrultusunda interneti karanlığa boğmaya azimle çabalıyorlar... İşte buyrun size bir yenisi daha...
Şimdi de Amerika'da ilgili bakanlıkta kapalı kapılar arkasında telif hakkı lobileriyle yapılan toplantı sonucu internete düşmüş... Toplantı sonucunda Google, Bing, Yahoo gibi arama motorlarının korsan içeriğe ulaşımda kolaylık sağlanmasına dikkat çekilmiş ve kelime bazlı filtre yani bizim anlayacağımız dilde SANSÜR manasına gelen bir karar ortaya çıkmış. (Google'ın Hizmet Sözleşmesi'ni değiştirmesi ve blogları silmeye başlaması sanırım biraz da bu yüzden...) Haberin linkini sizlere atıyorum. Metin İngilizce'dir... http://torrentfreak.com/copyright-indus ... ip-120127/ (Metne bakarak ilgili arkadaşlar tam durumu izah edebilir, kusura bakmayın Google Translate ile bu kadar anlayabildim. :( )
Çevirmen arkadaşlara tavsiyem sırası gelmese de yeni çıkan bölümleri depolamaları ve bol bol yer imi kaydetmeleri... Yoksa yakında aransa bile arama motorları tarafından filtrelenen pardon SANSÜRLENEN kelimeler yüzünden sadece korsan içerikler değil birçok telif ile alakası olmayan masum içerik de ulaşılamaz hale gelecek...
EKLEME: Buyrun size bir kötü haber daha... http://www.infowars.com/obama-signs-glo ... than-sopa/ Amerika'daki herhangi bir sunucudaki içeriği artık Çin direkt olarak ilgili ISP'den isteği sonucu kaldırttırabilecekmiş. Bu da artık birçok animeye güle güle demek oluyor. :S
Gelişmeler bu aralar iyi, ACTA raportörü istifa etti: "Avrupa Parlementosu ACTA raportörü Kader Arif, anlaşmanın "sivil toplum kuruluşlarının hiçbir katılımı olmadan, şeffaf olmayan müzakerelerde, Avrupa Parlementosu'nun talepleri dışlanarak" sürdürüldüğünü söyleyerek geçtiğimiz perşembe işinden istifa etti.
ACTA'nın sivil özgürlüklere ciddi kısıtlamalar getireceğini belirten Arif, "bugün sorumlusu olduğum bu raporu bırakmamın güçlü bir mesaj gönderdiğini ve kamuoyunu bu kabul edilemez durum hakkında alarma geçirdiğini umut ediyorum. Bu maskaralığın bir parçası olmayacağım" dedi."
Nette dolaşırken az önce bir haber sitesindeki haberlerden birine gelen yorumlardan birisi dikkatimi çekti. Vatandaşın birisi "Japon çizgi filmleri indiriyorlar." diye yakınıyor. Ne tuhaf insanlar var. Sanki insanlar yetişkin içerikler indiriyorlar. (Kaldı ki o bile kimseyi ilgilendirmez. Mahremiyet denen birşey var.) Aile yapısı, örf-adet, gelenek diye televizyonları yediler bitirdiler, şimdi de buna kafayı takanlar var. İlginç...
Halktan toplayacakları tepkiye ve ürünlerinin protestosuna neden olacağını bile bile hala uğraşıyorlar ya... Ne azim diyorum. Böyle abuk SANSÜR anlaşmalarıyla uğraşacaklarına paralarını yeni ekonomiye ve internet'e ayak uydurmak için uğraşsalar şuan zaten korsan kullanımını büyük ölçüde azaltmışlardı. Fakat ne var ki tamamiyle bu kullanımın önüne geçilemez, korsan kullanımını durduracağız diye mahremiyet hakkı çiğnenemez. Hala bunu idrak edemediler sanırım. Bu yapmaya çalıştıkları işler sadece korsan kullanımını daha da arttırmaktan başka bir işe yaramıyor...
görünce baya kayarladım, benim üyeliğim vardı, herşeyi megaupload'a yüklüyordum. çünkü linkler asla ölmüyor, en iyi yükleme ve indirme sitesiydi bana göre, açılmasını bekliyoruz. Dışişlerini göreve çağırıyoruz xD
ben pek takip edemiyorum bunu şimdi sonuç olarak ne oldu hangi siteler sağlam hangileri kapandı neler oluyor bi ayrıntılı bilgi verebilecek olan var mı ?
İşler kötü bir hal almaya başlıyor; SOPA yasalarıyla ilgili sanırım bütün bunlar, canına okudu bir çok paylaşım sitesinin. En çok da, btjunkie'nin kapatılmasına üzüldüm hemen hemen herşeyi oradan indirirdim. Umarım kısıtlamalar daha da can sıkıcı bir hal almaya başlamaz
Arkadaşlar konuyla ilgili olarak http://www.soapa.org/ linkine bir göz atmanızı öneririm. Dünya genelinde SOPA'ya karşı çıkan en iyi yapılanma burada toplanmış durumda.
Hobaaa daha dün oradan photoshop download'ı yapmıştım. Çokta memnundum.
Konuya hitaben birşeyler söylemek gerekirse...
Otistik yasalarını alıp bir köşeye çekilip ağlasın o otoriteci yasacılar. Devletlerin üstündeki bir grup elit kesimin dünyayı b*k çukuruna çevirdiği yetmiyormuş gibi bir de doymayıp internete saldırmaları beni koltuğumdan amerikaya fireball fırlatmaya zorluyor (((. Sanal ortam devrimci ve anarşist grupların, ayrıca ezeli düşmanları hackerlerin en sağlam örgütlenme ortamı olduğu için tırsındırık olmuşlar gördüğüm kadarıyla.
Yasa ciddi anlamda oyalandığında ve küresel bir güç kazandığında hackerler ciddi anlamda bir kaos ortamı yaratacaklardır, bunu tahmin etmek zor değil. Zavallı yasacılar ve amerika hiç sopa'yı çıkarmamayı dileyecekler. ((.
Ya o değilde ben bir kaç gündür youtube da falan başka sitelerde gezerken bazı videolar izlenmiyor.Yeşil bi sansur görüyorum sadece yalnız ses var.Bu acaba bu konuyla mı alakalı?
Arkadaşlar konuyla ilgili bir haber buldum direkt haberi paylaşıyorum:
İçeriği Görmek İçin Tıklayınız
ABD Adalet Bakanlığı’nın başlattığı operasyonla kurucusu olduğu veri indirme sitesi Megaupload.com 21 Ocak’ta kapatılan ve servetine el konan Kim Schmitz (Dotcom), para ve güzel kadın hayallerine ulaşmak için vasatı aşmayan programlama yeteneklerini yalanlarıyla bir araya getirerek, hızlı zengin olmak isteyenler için bir idol olmayı başardı.
Bir zamanlar 150 milyondan fazla üyesi bulunan Megaupload, bugün siber korsanlıkla savaşan ABD hükümetinin odağı haline gelirken, Schmitz’in para ve hızlı arabalarla dolu hayatı 30 milyon dolarlık malikanesine yapılan baskınla sona ermiş olabilir.
Schmitz, Yeni Zelanda’da kefaletle serbest kalmış olsa da, malikanesinde el konulan helikopterini, dev “Predator” heykelini, plakasında “Tanrı” yazan Rolls Royce’u ve dev televizyon setlerini geri alamadı.
Schmitz, ilgi çekmesi gerektiği her zaman basını yanıltan, duvara tosladığı zamanlarda da yargıdan bir şekilde yakasını sıyırmayı başaran ilginç bir hayat hikayesinin kahramanı oldu. ABD’deki tutanaklara göre 1,95 boyunda ve 146 kilo olan Schmitz, hızlı geçen kariyeri boyunca kendisini etrafı güzel kadınlarla çevrili bir playboy, hızlı arabalar ve silah düşkünü, terörist avcısı ve her an intihar etmeye hazır bir teknoloji şehidi olarak lanse etti.
Salıverilmesinin ardından röportaj vermeyi reddeden Schmitz, zengin olmak için yargıyı, uluslararası basını, yatırımcıları ve özel şirketleri defalarca kandıran kişi olarak efsane haline geldi.
BAŞARILARIN ÜZERİNE YATTI Almanya’nın kıyı kentlerinden Kiel’de alkolik bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Schmitz, daha çocukken sahip olduğu aşırı egosuyla kendisini “süper siber korsan” olarak tanıtmaya başladı. AP haber ajansına konuşan eski arkadaşları ise Schmitz’in her zaman kendisini abartan bir insan olduğunu anlattı.
Schmitz'in bir zamanlar üyesi olduğu Kaos Bilgisayar Kulübü üyesi Dirk Engling, “Karşısına çıkan her fırsatta yarım dolar kazanmaya çalışırdı... Yetenekli değildi. Başkalarının cihazlarını, yöntemlerini kullanır ve siber saldırıları kendisi düzenlermiş gibi gösterirdi” dedi. Riskli eylemleri nedeniyle kulübü tehlikeye sokan ve üyelikten atılan Schmitz, 1998 yılında e-posta üzerinden yasa dışı elde edilmiş yazılım satmaktan Münih’te mahkemeye çıkarıldı.
Diğer suçları arasında çalınmış telefon kartları alıp satmak olan Schmitz, mahkemeye siyah bir takım ve güneş gözlükleriyle geldi. “Kendisini casus gibi hissetmenin hoşuna gittiğini” söyleyen Schmitz, yargıcın “çocukça akılsızlık” diye tanımladığı eylemlerinden para cezası alarak kurtuldu.
Schmitz, üç yıl sonra, yükseklerde uçan bir yatırımcı olarak yeniden ortaya çıktı ve iflasın eşiğinde olan LetsBuyIt sitesini satın almak için 200 milyon dolar teklif ettiğini söyledi. Gazeteler yalanı yutunca, LetsBuyIt hisseleri iki günde tavan yaparak 19 sentten 77 sente yükseldi. Monaco’da dev bir teknede çekilmiş videosunu internete koyan Schmitz, kollarının altına aldığı genç kızlarla nasıl bir yatırımcı olduğunu da göstermiş oldu.
Schmitz, hisseler değer kazanınca, borçla satın aldığı LetsBuyIt hisselerini yalanını yutan yatırımcılara sattı ve birkaç günde 1.4 milyon dolar kazandı. Yargı peşine düşünce, yardımına Usame bin Ladin yetişti.
TERÖR AVCISI DOLANDIRICI LetsBuyIt skandalının ardından, Alman polisler Schimitz’in peşine düşmüştü ki, 11 Eylül saldırıları yaşandı. Schmitz, yeniden basına açıklama yaparak, bin Ladin’i yakalayana 10 milyon dolar ödül vaat etti. Dahası, Yihat (Terör Karşıtı Genç Siber Korsanlar) örgütü kurduğunu duyurup, teröristlerin parasını saklayan bankalara siber savaş açacağını ilan etti. Ancak “Pofuduk Tavşancık” adını kullanan siber korsanların, açık saçık bir resmini internete koyması, Schmitz’in planlarını suya düşürdü.
Tayland’a kaçan Schmitz, Ocak 2002’de internet sitesine, “Bir Alman ileri teknoloji-peri hikayesi sona ermek üzere” notunu düştü. Schmitz, 28’inci yaş gününde internette canlı yayında intihar edeceğini duyurdu: “Artık yeter... Geri sayım sona erdiğinde Kim başka bir dünyaya adım atacak ve sizin bunu görmenizi istiyor.”
Doğum gününden birkaç gün önce Bangkok havaalanında yakalanan Schmitz, internet sitesine girdiği son notta, “Ekselansları Kral Birinci Kimble, Kimpire’ın Efendisi” olarak çağrılmadığı sürece ifade vermeyeceğini belirtti. Yeniden bir Münih mahkemesinde beliren Schmitz, 130 bin dolar ceza alarak hapisten kurtuldu. Bu macera sonrasında TorrentFreak sitesinde yazdığı mesajda, “Yaptığım hata basını kucaklamak ve onlara istedikleri hikayeleri vermemdi” dedi.
HIZLI ARABALARLA DÖNDÜ Schmitz, 2004’te Avrupa’da jet sosyetenin katıldığı Gumball 3000 rallisinde 250 kilometre hız yaparken görüldü. Vanity Fair dergisi yazarı George Gurley, “Schmitz bazıları tarafından palyaço olarak görülüyordu ama iyi bir sürücü” ifadesini kullandı.
Schmitz, bir yıl sonra Hong Kong’da Megaupload’u kurdu ve adını ilk önce Kim Tim Jim Vestor, ardından Kim Dotcom’a çevirdi. Dotcom, TorrentFreak’e, “Hong Kong iş yapmak ve hayalet kişiliğimi hayata geçirmek için harika bir yer” yazdı.
Megaupload’un yetklililerin dikkatini çekmesi birkaç yıl aldı. Forbes dergisi, 2009 yılında adı çok az bilinen veri depolama şirketi Carpathia Hosting’in faaliyetlerinin bir gecede yüzde 100 arttığını ve internet trafiğinin yüzde 0.6’sına sahip olduğunu belirtti. Megaupload.com’un bant aralığı, bünyesine kattığı sitelerle Facebook’un iki katına çıktı.
Megaupload üyelerine şarkı, televizyon dizileri ve film indirme olanağı sağlayan Dotcom, yine yargının merceğindeydi. Bu sefer, sunduğu yatırım planı altında Yeni Zelanda’da yaşama hakkı elde etti. Devlet tahvillerine 8.4 milyon dolar yatırım yapan Dotcom, malikanesini satın aldığı Auckland kentinde valinin ve halkın gönlünü almak için muhteşem bir havai fişek gösterisi düzenledi. Sonrasında, üç çocuğunun annesi Filipinli Mona ile 24 milyon dolarlık malikanesine yerleşti.
10 YIL BEKLEYEN PARTİ GERÇEKLEŞMEDİ Dotcom, 2011’in gelmesiyle birçok davayla boğuşmak zorunda kaldı. İlk olarak Perfect 10 porno sitesi, telif hakları ihlali suçlamasıyla Megaupload’a dava açtı. Mahkemede çözümlenen bu davanın ardından fim yapımcılarının telif haklarını koruyan Motion Picture Association’ın açtığı davada federal soruşturma başlatıldı. Motion Picture başkan yardımcısı Kevin Suh, 175 milyon dolar zarara neden olmakla suçkadığı Dotcom için, “O dünyada telif haklarını çiğneyen bir numaralı kişi” dedi.
Megaupload’un kapatılmasıyla Dotcom’un gözaltına alınması,Wikipedia’nın internet özgürlüğü protestosunu izleyen saatlerde geldi. Özel timlerin helikopterlerle malikanesinin çimlerine indiği 20 Ocak'ta, Dotcom ertesi gün düzenleyeceği 38’inci yaş günü partisine hazırlanıyordu.
28’inci yaş gününde intihar edeceğini söyleyen Dotcom, 38’inci yaş gününde başlayan süreçle yolun sonuna gelmiş olabilir. Telif hakları ihlali ve kara para aklamakla suçlanan Dotcom, 20 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya. Eğer suçlu bulunursa, 38’in yaş günü partisi hiç gerçekleşmeyecek gibi görünüyor.
Yukarıdaki haber 28 şubatta yayınlandı. Bugün ntv başka bir haber daha yayınladı o haber de şöyle:
İçeriği Görmek İçin Tıklayınız
Telif hakları sahiplerini 500 milyon dolardan fazla zarara uğrattığı gerekçesiyle malvarlığına el konulan Dotcom, Yeni Zelanda’daki malikanesinde gözaltına alınmıştı. ABD, Dotcom’un derhal iadesini istemiş ancak Yeni Zelanda’da bir mahkeme kaçma ihtimali bulunmadığını belirttiği Dotcom’u geçen ay kefaletle serbest bırakmıştı.
Şartlı tahliye gereği internete giriş yasağı olan Dotcom, dün görülen duruşmasında hem internete, hem de havuza girme hakkı kazandı. Mahkeme ayrıca, Dotcom’un yakın zamanda piyasaya sürmeyi planladığı albümü için stüdyo çalışmalarına devam edebilmesi için izin verdi. Albümde yer alan parçaların önizlemesi, TorrentFreak sitesinde yayımlandı.
ESKİ GÜNLERİNE GERİ DÖNEBİLECEK Mİ? Kim Dotcom, 20 Ocak günü Yeni Zelanda’daki 30 milyon dolarlık malikanesinin bahçesine helikopterle inen özel timlerin düzenlediği baskında gözaltına alınmıştı. Bazıları, milyoner Dotcom’un sonunun geldiğini öne sürmüş, Alman internet girişimcisi ise malvarlığını geri
almak için mücadele edeceğini belirtmişti.
ABD’nin iade edilmesi yönündeki baskılarına rağmen, Dotcom gözaltına alındıktan sadece bir ay sonra, 22 Şubat’ta kefaletle serbest bırakıldı. Mahkemenin dün aldığı kararlarla, Dotcom’un hayatı yavaşta olsa eski günlerine dönmeye başladı.
ALBÜMÜYLE PARA BASMAK İSTİYOR Dotcom’un avukatları, North Shore Bölge Mahkemesi’ne başvurarak, müvekkillerinin savunmasında kullanacağı bilgileri elde etmek için internete erişim sağlaması gerektiğini belirtti ve Dotcom’un gözaltına alındığı malikanesinin havuzunu kullanabilmesini talep etti.
Kısa bir süre önce Filipinli eşinden ikizleri olan Dotcom, bir süredir müziğe olan ilgisini albüm çıkartmaya odaklamıştı. Mahkeme, Dotcom’a albümünü bitirmesi için de izin verdi. Dotcom’un albümünde uluslararası arenadan birçok sanatçıyla çalıştığı öne sürüldü.
Dotcom, haftada iki gün Auckland’deki Roundhead Stüdyoları’na giderek albümü üzerinde çalışabilecek, her gün 90 dakika havuza girebilecek, internet ve akıllı cep telefonu kullanabilecek. Ayrıca, avukatları haftada maksimum altı saat müvekkillerini ziyaret edebilecek.
İlginç öyküsüyle dünya basınına aylarca konu olmayı başaran Alman milyoner Dotcom, ABD’de kendisine yöneltilen suçlamalara Yeni Zelanda’dan cevap vermeye hazırlanırken, albümü de merakla bekleniyor.
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir
Kimler çevrimiçi
Toplam 0 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 0 misafir (son 30 dakika öncesinden itibaren aktif olan kullanıcılar temel alınır) Bugüne kadar en çok 179 kişi 21 Eyl 2011, 11:33 tarihinde çevrimiçi oldu
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir